Camdan yeşil çimenlerin üstünde zıplayarak sağa sola koşuşturan tavşanlara bakıyorum. Hava soğuk ve puslu. İçmek mideme ve migrenime dokunmasa burada her gün içebilirim. Biraz olsun ısınmak ve güneşin yokluğunu hissetmemek için. Ders çalışmam lazım ama sadece uyumak istiyorum. Uyumak da unutturuyor her şeyi çünkü. Mutfak ve çalışma odası olarak kullandığım 4 metrekarelik odaya gidiyorum. Kaldığım yurt öyle büyük ve karanlık ki, ölsem ancak 10 gün sonra birisi farkına varır.
Okumaya devam edin County CollegeEtiket: Ritsos
Benim Sevmediğim “Ben”i Bile Sever Misin?
Bu aralar Alain de Botton‘un Aşk Üzerine
sini okuyorum. Aslında pek okuyorum denemez buna, daha çok hemen her satırın altını çizerek sanki yeniden yazıyorum kitabı, yüzümde şaşkın ve onaylayan bir ifadeyle. Tabii benim açımdan bakınca çok geç kalınmış bir kitap bu. Ama belki de kitaptaki her şeyi bire bir ve birkaç kere yaşamamış olsaydım da bu kadar zevk almazdım.
Örneğin Oscar Wilde‘dan alınan şu cümle ne kadar doğru!
Okumaya devam edin Benim Sevmediğim “Ben”i Bile Sever Misin?
Her aşık oluş umudun kendini bilmişliğe karşı zaferidir. Kendimizde gördüklerimizi, onda görmemeyi umarak aşık oluruz; yani korkaklıklarımızı, zayıflıklarımızı, tembelliğimizi, sahtekârlıklarımızı verdiğimiz ödünleri ve aşırı aptallıklarımızı…
